1) Öteki Ve Ortak Kavramı İle Avrupa Sistemi
Gümrük Birliği tarihi sürecini ve Fransa – Hollanda ülkelerinin sisteme entegre süreçlerini incelemeden önce incelememiz gereken bir ‘’Avrupa Sistemi’’ var. Sistem felsefesine atıf ile başlayalım.
Avrupa Sistemi, ‘’ortak alan’’ kavramına ulaşmadan önce bir çok siyasi, jeopolitik, kültürel, beşeri ve bunun gibi bir çok faktörün etkisiyle adeta bir çatışma ortamının içinden çıkarak bugünlere gelmiştir. Belki de Avrupa’yı bugünkü sistem bütünü yapan faktör, onca yanlışın yapılarak doğruya ulaşma felsefesidir.
Avrupa’nın ortak alan kavramını ele almamasının başlıca sebeplerinden biri ‘’ortak düşman’’ kavramıyla ilişkisinin olması kaçınılmazdır. Çünkü hiçbir devlet çıkar çatışması olmaksızın, kendi iç otoritesini hiçbir siyasi kuruma kendi isteği ile devretmez.Peki Avrupa’yı ‘’ortak alan’’ kavramını devreye geçirecek kadar güçlü olan ‘’ortak düşman’’ kimdi ? ya da kimlerdi ?
Avrupa’yı savaş toplumundan ortak
çıkar algılamasına geçişi sağlayan birçok sebep sayabiliriz. Örneğin: ‘’ İslam’’
Avrupa, uzun bir dönem kendi arasında
birliği sağlamak için,’’Haçlı Birliği’’ adında bir birlik kurdu. Burada öteki
kavramını İslam aynı Müslümanları ele aldı. Eğer bir birlik oluşturmak
istiyorsanız, kendinize öteki/karşı birlik belirlemeniz gerekmektedir. Bu
siyasetin hatta daha da ileri gidersek insan doğasının gereksinimidir.
Avrupa, İslam’ı ötekileştirerek
kendine aslında bir ortak çıkar ve ortak güvenlik algılamasını başlattı. Bu
algı, birçok yerde ve şekilde kullanılarak bugünkü Avrupa Birliği sistemini
yani entegrasyonu oluşturan algıdır.
Aslında Avrupa, ilk çağdan beri
insanların yaptığı bir şeyi yaptı. İlkçağdan günümüze kadar,insanoğlunun en
büyük sorunu ‘’güvenlik’’ olmuştur. İnsanlar ilk çağlarda yabani hayvanlardan
korunmak için birlik oluşturmuşlardır, daha sonra yabanileşen insanlar
birbirlerinden korunmak için birlik oluşturmuş ve devletler sistemi ortaya
çıkmıştır. Avrupa’da, insanoğlunun ilkçağdan beri yaptığını aslında bizzat
kendine uygulamıştır: ’’Ortak Güvenlik’’
Arnold Toynbee, Avrupa’yı ‘’bir savaş
alanı’’ olarak tanımlamıştı. Bu tanım, Ortak Güvenlik sisteminin ne kadar
gerekli olduğunu gözler önüne seriyor.
Avrupa artık, Ortak yaşam alanı ve
ortak güvenlik sistemini kendine entegre ettikten sonra ‘’Ortak Ekonomik Alan’’
kavramı ortaya atıldı. Her şeyi birlikte yapmaya hevesli olan Avrupalılar, ortak
ekonomik alanı neden denemesinler ki ?
Bu seferde karşımıza ayrı bir kavram
çıkıyor. Böyle bir birlik olacaksa, tüm devletler ‘’ortak tarife’’ uygulanmalı.
Peki ‘’ortak tarife’’ uygulanacak devletler bu tarifelere hazır mı ?
İşte Fransa ve Gümrük Birliği
arasındaki sorun tam bu soru ile başlıyor. Çünkü Gümrük Birliği Üçüncü ülkelere karşı, ortak gümrük
tarifesini öngörüyor. Ve ortak tarife Fransa’nın sadece kendi adına uyguladığı
tarife daha az olduğu için,Fransa ekonomisini tehlikeli dalgalanmalara
sürükleyebilirdi. Bu yüzden Fransa,Roma Andlaşması’ndan doğan kullanarak ‘’ortak
hareket mekanizmasından’’ kopmamak şartı ile sınırlı bir şekilde bazı
serbestlikler kullandı. Topluluk ise bunu anlayışla karşıladı. Peki neden?
Diğer Devletler bu sınırlı
serbestliğe itiraz edebilirlerdi, Gümrük Birliğinden gelecek gelirlerin daha
fazlasını Fransa’ya verebilirlerdi, peki neden Avrupalı Devletler bu
serbestliğe izin verdi. Çünkü artık Avrupa, ufak hesapların peşinden değildi, evet
belki de kısa vadede Fransa sistemden daha çok kazanacaktı ama uzun vadede
Fransa’nın sisteme entegre olması ile bir ‘’ortak ekonomik alan’’ oluşacak ve
bu da ‘’ortak çıkar’’ kavramı ile daha iyi bir Avrupa’nın kapısını açacaktır.
Avrupa’nın ortak kavramı ile birlikte
felsefesini inceledikten sonra Gümrük Birliği ve Fransa – Hollanda Devletlerinin sisteme
entegre oluşlarının kısa tarihini inceleyelim.
2) Avrupa Birliği Anayasası’nın Fransa
Ve Hollanda da Referandum ile Reddinden sonra Avrupa Birliği’nin İzlediği Yol
A) Gümrük Birliği
Gümrük Birliği kısaca, üye olan
devletlerin kendi aralarında gümrükleri
kaldırarak ‘’ortak gümrük tarifesi’’ uyguladıkları, serbestçe ticaret
yapabilecekleri ortak bir kısmi entegrasyon sürecidir.
Roma Antlaşması’nın 9.-38. Maddeleri
arası Gümrük Birliğinin uygulama usulü hakkında bilgi verir.
Birlik kendi arasında gümrük
tarifelerini kaldırırken,üçüncü ülkelere karşı ‘’ortak tarife’’ uygulanmasını
öngörür. Gümrük Birliğinin Türkiye için yararları ya da zararları günümüzde hala
tartışıla dursun,şu bir gerçek ki Türkiye ve 3.Dünya ülkeleri arasındaki ilişki
Gümrük Birliği’nin etkileri yüzünden ilişki bazında gerileme görülmüştür.
Gümrük Birliğinde en dikkat çekici
noktalardan biri de, Ticari konularda Devletlerin kendi iradelerini yine kendi
iradeleri ile bir üst otoriteye bırakıyorlardı. Ama iradelerini bir üst
otoriteye bırakma işleminde bazı sorunlarla karşılaşıldı: Fransa ve Hollanda
B) Fransa ve Hollanda Sorunsalı
Gümrük Birliğine katılım konusunda
Fransa ve Hollanda da referanduma gidildi. Öncelikle halk bu konuda endişeli idi
ve bu endişe referandum sonuçlarına da yansıdı. 29 Mayıs'ta Fransa'da yapılan
referanduma seçmenlerin % 69.74'ü katıldı. Hayır oyları 54.87 , evet
oyları %45.13'te kaldı. 1 Haziran'da
Hollanda'da yapılan ve katılım oranın % 62.8 olduğu referandumda ise, %38.4'lük evete
karşılık hayır oyları % 61.6 çıktı.
Fransızlar ciddi bir kampanya
başlattılar, her eve bir AB Anayasası gönderdiler, o zamanın Maliye Bakanı Sarkozy, referandum sonucunun ‘’evet’’
çıkması için birçok propaganda yoluna başvurdu. Hollanda da benzer çalışmalara
rağmen ‘’hayır’’ oyu çıkınca ve
İngiltere de referandum süresiz bir tarihe ertelenmesi ile birlikte küçük çaplı
bir kriz patlak verdi.
C) Çözüm Lizbon’da bulundu
Lizbon Antlaşması,Fransa ve
Hollanda’da reddedilen AB
Anayasası yerine 18-19 Ekim 2007 tarihindeki
Lizbon’da yapılan zirvede
onaylanmıştır. Kısaca Anayasa yerine
Uluslararası Antlaşma ile
Birliğe üyeliklerini gerçekleştirdiler.
Ve
Uluslarüstü ortaklık sisteminin önündeki
bir engel daha kalkmıştı…


